Fatih Karahan, enflasyonla mücadeleyi olumsuz etkileyen dışsal gelişmelere rağmen para politikasında kararlılığın sürdüğünü açıkladı. Karahan, dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli para politikası sıkılığının sağlanacağını ifade etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Karahan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan bölgesel gerilimin ekonomi üzerinde çok yönlü etkiler oluşturduğunu belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde maliyet kaynaklı baskı yarattığını ifade eden Karahan, bu etkinin sınırlanması için çeşitli önlemler alındığını söyledi.
“ALTIN İŞLEMLERİ REZERV YÖNETİMİNİN PARÇASI”
Karahan, döviz likiditesini desteklemek amacıyla altın kaynaklı işlemlerin kullanıldığını belirterek, yapılan işlemlerin büyük bölümünün vadeli altın-döviz takası niteliğinde olduğunu ve vade sonunda altınların yeniden rezervlere döneceğini ifade etti.
ENFLASYON VE ENERJİ ETKİSİ
Petrol fiyatlarındaki artışın tüketici enflasyonunu yukarı çektiğini belirten Karahan, enerji fiyatlarında yüzde 10’luk kalıcı artışın enflasyonu yaklaşık 1,1 puan artırabileceğini söyledi. Bu etkinin eşel mobil sistemi sayesinde kısmen sınırlanabildiğini de vurguladı.
“CARİ DENGE YÖNETİLEBİLİR SEVİYEDE”
Karahan, enerji maliyetlerindeki artışın cari denge üzerinde baskı oluşturduğunu ancak mevcut koşullarda olası bozulmanın yönetilebilir seviyede kalmasını beklediklerini ifade etti. Küresel talepteki zayıflamanın ihracat ve turizm üzerinden etkiler yaratabileceğini de belirtti.
REZERV VE LİKİDİTE VURGUSU
Rezerv politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, altın rezervlerinin yıllar içinde önemli ölçüde arttığını ve finansal istikrar için aktif şekilde likidite yönetimi araçlarının kullanıldığını söyledi. Swap işlemlerinin yeniden devreye alındığını belirten Karahan, döviz likiditesinde ciddi bir sıkıntı bulunmadığını ifade etti.
Karahan, tüm bu adımların amacının fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek olduğunu vurguladı.