AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'dan çarpıcı açıklamalar: Körfez diken üstünde, ABD'nin güvenlik şemsiyesi çöktü

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Orta Doğu’daki savaşın kontrolden çıkabileceği uyarısında bulunarak ABD’nin dahi İsrail’in peşinden savaşa sürüklenebileceğini söyledi. Körfez ülkelerinin ciddi risk altında olduğunu vurgulayan Yalçın, Türkiye’nin ise izlediği dengeli politika sayesinde bölgenin en güvenli ülkelerinden biri haline geldiğini ifade etti.

Google Haberlere Abone ol
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'dan çarpıcı açıklamalar: Körfez diken üstünde, ABD'nin güvenlik şemsiyesi çöktü

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, tv100 ekranlarında Başak Bilgin’in sorularını yanıtlarken Orta Doğu’daki savaşın seyrine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu; ABD gibi bir süper gücün dahi İsrail’in peşinden savaşa sürüklenebileceğini vurgulayan Yalçın, savaşın kontrolsüz şekilde genişleyebileceğine dikkat çekti, Körfez ülkelerinin artan risk altında olduğunu ifade ederken Türkiye’nin ise izlediği dengeli politika ve sahada-masada yürüttüğü strateji sayesinde bölgedeki en güvenli ülkelerden biri konumuna geldiğini söyledi.

Yalçın ayrıca programda, "İran müzakereleri Türkiye'de yapsaydı bugün liderleri yaşıyor olabilirdi" dedi.

"ABD GİBİ SÜPER GÜÇ İSRAİL'İN PEŞİNDEN SAVAŞA SÜRÜKLENEBİLİYOR"

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'ın programdaki açıklamaları şu şekilde:

"Birileri sizi bir şekilde savaşa sürükleyebiliyor. ABD örneğinde görüyoruz. Onun gibi bir süper güç İsrail'in ardından savaşa sürüklenebiliyor.

ABD Başkanı da muhtemelen kendisi için bu savaşın bir amaç üretmediğinin farkında.

Savaş bir kez patikaya girdiğinizde hiç ummadığınız noktalara sizi sürükleyebilir. Savaşın içinde sürüklenmek çok uzak bir ihtimal değildir. Körfez ülkeleri hepsi şu an diken üstünde. Doğrudan doğruya vuruluyorlar. Savaşın doğrudan doğruya tarafı olmamalarına rağmen bu durumdalar.

"SAVAŞIN UZAMASINDAN EN RİSKLİ ÇIKACAK ÜLKE BAE"

Savaşın uzamasından en zararlı çıkacak ülkelerden biri BAE olacaktır. Çünkü BAE enerji kaynaklarından beslenen ve ekonomisini bunun üzerine inşa eden bir ülke. Son 15 yıl içerisinde bu gibi ülkeler bir sektör inşa etmeye başladı. Dünyadaki sıcak parayı bu coğrafyaya çekmeye çalışıyorlar.

Görülüyor ki Körfez ülkeleri vurulurken ABD'nin koruma şensiyesi onları korumuyor. Olay sadece Hürmüz olayı değil. Bu ülkeler yeni dünya düzeninde kendi güvenliklerini nasıl sağlayacakları konusunda da psikolojik bir endişe içinde.

"TÜRKİYE 2 ADIMDA SONUÇ ALDI"

Türkiye'yi bu savaşın dışında tutacak olan kendi kaynaklarına dayanabiliyor olma durumudur. Biz de başka ülkelere güveniyor olsaydık hiçbirimiz şuan güvende hissetmezdik. Örneğin bakalım Suriye'ye. Orada bir terör devleti vardı ve buna müsaade etmeyeceğimizi gösterdik. Azerbaycan'da yaşananlar keza ve daha birçok şey. Türkiye 2 şeyi çok doğru yaptı. Önce sahada çözdü sorunu ardından masada çözdü.

"TÜRKİYE DIŞARIDA DENGELİ BİR SİYASİ POLİTİKA İZLEDİ"

Yıllar önce Türkiye muhalif partilerin bize söylediği gibi dengeli bir siyaset izlemek yerine doğrudan doğruya bir taraf tutsaydık mesela Ukrayna-Rusya savaşında bugün Zelenski ile Putin'le bu görüşmeleri yapmak kolay olmazdı. En kolay şeydir bir başka ülkeye rest çekmek, sırtını dönüp gitmek. Biz bunu yapmadık ve Türkiye'nin kendine has bir dış politikası olduğunun her zaman altını çizdik.

"SAVAŞ ORTAMINDA COĞRAFYADAKİ EN GÜVENLİ ÜLKE TÜRKİYE'DİR"

Türkiye böylesine bir dengeli siyasete sahipken Türkiye'nin kolay kolay savaşın bir parçası olabilme ihtimali yok. Elbette ki her yere sıçrama ihtimali olduğu gibi savaşın bir risk vardır ama Türkiye'nin siyasi iktidarının şu anda meseleye bakışı nedeniyle en güvenli ülkedir. Coğrafyadaki en güvenli ülke Türkiyedir.

Baktığımızda tüm dünyanın petrolünün 5'te 1'i bu bölgeden çıkıyor. Dolayısıyla buradaki bir krizin ekonomik açıdan bize bir yansıması olacaktır. Türkiye buna karşı da önlemlerini alıyor ve ekonomik yansımalarını en aza indirme gayreti içerisinde.

ABD İRAN'DA KARA OPERASYONU YAPAR MI?

Hürmüz'ün kapanması konusunu da iyi anlamak gerekiyor. O sahil şeridi tamamen İran'ın. Buradan geçecek olan gemiler vurulmaktan korkuyor. Buradan geçişin tekrar sağlanması için İran'ın yeniden bu güvenliği sağlaması gerekir. Ya da ABD'nin buraya bir asker çıkarma operasyonu gerçekleştirmesi gerekir. Tabi ABD'nin bunu yapması korkunç bir çılgınlık olur.

İran'ın anlaşmasını gerektirecek bir şey şu an kalmadı. İran'ın anlaşmaya varabilmesi için ya liderlerinin öldürülmemesi gerekiyordu. Ya da liderlerini öldürüyorsanız bütün sistemi çökertmeniz gerekiyordu, bunu da yapamadılar.

"İRAN ZAYIF TARAFIN DİRENMEKTEN GELEN AVANTAJINI KULLANIYOR"

Vietnam örneğine bakalım. ABD baştan aşağı Vietnam'ı bombaladı havadan ama ülkeyi teslim alamadı. İran'a da bakalım. Burada da İran zayıf tarafın direnmekten gelen avantajını yaşıyor. ABD İran'da son 1 ayda 15 bin hedef vurdu ama havadan vurmakla bu iş olmuyor!

"MÜZAKERELER UMMAN'DA DEĞİL TÜRKİYE'DE OLSAYDI LİDERLERİ SAĞ OLABİLİRDİ"

Devlet başkanları çılgınlık yapmakta serbesttir bedelini ödemek kaydıyla. Mesela İran savaştan önce o müzakereleri Umman'a götürmek yerine Türkiye'de yapsaydı o liderlik bugün sağ olabilirdi.

BÖLGEDEKİ GERÇEK: İSRAİL FAKTÖRÜ

İran'da daha savaşın ilk gününde 150 çocuk yaşamını yitirdi. Bu kadar büyük bir hasar almadan bu konuyu çözmek gerekirdi ancak savaşa sürüklendi malesef... İsrail bölgede her şeyi bilerek yapıyor ve savaşa sürüklemek istiyor, bu çok açık.

Bölgemizde bir İsrail gerçeği var. Herkesle saldırmaya hazır, ABD'yi peşinden rahatça sürükleyen bir aktör bu.

TÜRKİYE "HUZUR ADASI" OLDU

Bugün Türkiye'nin sürekli güçleniyor olması, diplomatik olarak birçok konunun merkezinde olması bizim gördüğümüz kadar rakip ve düşmanlarımızın da gördüğü bir gerçek. Sizin her başarınız onların düşmanlık etmeleri için gerekçe sunuyor. Kıbrıs başta olmak üzere nerede çekişmeli meseleler varsa birilerinin yaralara tuz basması için elinden geleni yapacağını bilerek hareket etmek gerekiyor. Özellikle Cumhurbaşkanımızın son 10-15 yıldaki krizlerdeki tavrına baktığımızda içinizi rahatlatan bir durum oluşuyor.

"BELKİ BALIKLARI RAHATSIZ EDECEĞİZ AMA HUZUR ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Marifet iltifata tabiidir. Türkiye bugünlere çok büyük bir hazırlık yaptı. Muhalefet partileri, Ukrayna, Karabağ, Libya konusunda çeşitli anlamsız fanteziler üretirken biz adım adım bu alanları inşa ettik. Bugün Türkiye tüm coğrafyada çatışmalar devam ederken bir huzur adası olma özelliği taşıyor. Özgür Özel'in dediği gibi belki balıkları rahatsız etmeye devam edeceğiz ama huzur üretmeye devam edeceğiz. AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan onların da güvenliğini sağlamak için 7/24 çalışıyor.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin