MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bahçeli, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yemin töreninde yaşanan kavgaya tepki gösterdi.
CHP'ye tepki gösteren MHP Lideri, "Muhalefetin sahip olduğu imkânları kullanmaya yanaşmadan Meclisi karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir?" dedi.
"CHP ZİHNİYETİNİ AYIPLIYOR, HADDİNİZİ BİLİN DİYORUM"
Ana muhalefet partisinin Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten rahatsız olmasının sebebini İstanbul'daki yolsuzluk operasyonlarına bağlayan Bahçeli, "Yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım. İstanbul’daki tezgâhınız bozuldu, öfkeniz buna mı. Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı. Maskeleriniz düştü, foyanız ortalığa döküldü.
Geçtiğimiz hafta çarşamba günü yapılan yemin merasiminde Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına leke düşüren müfrit ve müfsit Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum" ifadelerini kullandı.
Bahçeli'nin açıklamalarının satırbaşları şöyle;
"Gazze'de son yüzyılın en büyük soykırımı işlenmiştir. Suçsuz günahsız bir sivil halkın çığlıklarına yeteri kadar duyarlılık gösterilmemiştir. Soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti insan hakları ihlaline devam etmiştir.
"İSRAİL'İN YASA DIŞI İLHAKI HÜKÜMSÜZDÜR"
İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria için aldığı karar, soykırım suçunun farklı kanallardan işlediğinin kanıtıdır. Yahudi yerleşimcilere alan açmayı hedefleyen her türlü gayrimeşru adım, hakkın ve hakikatın barajını aşamayacaktır. İsrail'in yasa dışı ilhakı hükümsüzdür. İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında hak iddiası ve egemenlik kurma iştahı sonuçsuz kalmaya mahkûmdur.
"İSRAİL, İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM İKLİMİNİ ZEHİRLEMEKTEDİR"
Son vahim gelişmeler barışçıl arayışları gölgelemekte, iki devletli çözüm iklimini de zehirlemektedir. Uluslararası toplum, Filistin topraklarına pranga vuran işgal ve ilhak politikalarını reddetmeli, bununla ilgili kararlar ve kararlı hamleler yapmalıdır. Ancak uluslararası toplum mefluç ve metruk hâldedir. Nasıl ki görünen köy kılavuz istemiyorsa, İkinci Dünya Savaşı’nı müteakiben tesis edilen kurallara dayalı uluslararası düzenin iflas ettiğinin de şahitliğine ve itirafına gerek kalmamıştır. Çünkü her şey ortadadır.
"TÜRKİYE KÜRESEL ARENADA İSTİKRAR ADASI GİBİ SİVRİLMEKTEDİR"
Ankara’dan dünyanın genel tablosuna baktığımızda ümitvar olacağımız, memnuniyet duyacağımız, yüreklerimize su serpecek bir aydınlık, bir arayış ve dört başı mamur bir amaç görülmemektedir. Buna karşılık Türkiye hem bölgesinde hem de küresel arenada istikrar adası gibi sivrilmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Dışişleri Bakanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin kesintisiz diplomatik temasları, ihtilafları diyalogla çözme çabaları gerçekten takdir ve tebrike ziyadesiyle layıktır. Masada ve sahada aynı olabilmeyi başaran bir Türkiye ile hepimizin iftihar etmesi esasen manevi bir görevdir.
Nerede bir sorun varsa Türkiye müessir bir şekilde oradadır. Komşu ülkelerin siyasi birliği, toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarını herhangi bir tereddüde düşmeden savunan ve sahiplenen, barış, huzur ve istikrar özlemlerinin gerçekleşmesi için fincancı katırlarını ürkütmekten kaçınmayan bir Türkiye gerçeği hepimiz adına bir talihtir. Sadece insanımızın saadetine hizmetle kifayet etmeyen, dahası insanlığın selameti ile bölgesel ve küresel istikrar adına gövdesini taşın altına koymayı göze almış bir Türkiye, tarihimizin saklı kalan ülkülerini gururla takip ve temin gayretindedir.
"TÜRKİYE'NİN ADIMLARI DUYULMAYA BAŞLANDI"
Süper güç Türkiye'nin adımları duyulmaya başlandı. ABD-İran arasında fikir birliği temennimizdir.
Devlet ve millet el ele verdikçe, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı ahlaki ve soylu duruşunu muhafaza ettiği sürece Allah’ın izniyle yapamayacağımız, başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Bugün ne olmuşsa dünün hayalidir. Yarınlar da bugünkü hayallerimizin gerçeğe dönüşmesine imkân sağlayacaktır. Gözümüzün gördüğü hiçbir şeyden korkmaya gerek yoktur. Hangi riski alıyorsak hedeflerimiz de onunla orantılıdır.
"ASRIN FELAKETİNDE HİÇ KİMSE İHMAL EDİLMEDİ"
Bildiğiniz üzere devlet ve millet dayanışmasıyla 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan asrın felaketi göğüslenmiş, yaralar sarılmış, umutlar tazelenmiş, ocaklar yeniden tüttürülmüştür. Ne kadar övünsek azdır. Depreme dayanıklı kalıcı konutlar hak sahiplerine teslim edilmiştir. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli deprem felaketinde 53.537 vatandaşımız hayatını kaybederken 107.213 vatandaşımız yaralanmıştır. İkiz depremde hayatını kaybetmiş vatandaşlarımıza bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Hiçbir insanımız mağdur edilmemiştir. Bugüne kadar depremin toplam maliyeti 150 milyar doları bulmuştur. Yıkılanlar yapılmış, ihtiyaçlar karşılanmıştır. Nitekim her zorluğun üstesinden Allah’ın izniyle gelinmiştir. İnsanüstü emek ve çalışmanın sonunda yeni bir hayatın müjdesi verilmiştir. Asrın inşa seferberliği kapsamında 367.955’i konut, 65.672’si köy evi, 21.690’ı iş yeri olmak üzere toplam 455.357 bağımsız bölümün inşası tamamlanmış ve hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edilmiştir.
"CHP'NİN İŞİ GÜCÜ FİTNE VE FESATTIR"
Cumhuriyet Halk Partisi ile bir muvazaa zemininde toplaşan siyasi garabetler yapılanı kötüleyerek, hizmeti karalayarak, devasa eserleri yok sayarak istismar ve rant peşine düşmüşlerdir. Yalana bin yalan katmanın adı siyaset olamaz. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahı yapılamaz. Doğruyla yanlışı tefrik edemeyen bir siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. İyiyle kötüyü fark edemeyen bir siyasetçiden erdemli olmasını beklemek ise boşuna kürek çekmekle eşdeğerdir.
Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır. Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatılıyor demek yalnızca bir bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyandır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin işi gücü fitne ve fesattır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır.
"GAZİ MECLİS, ACİZ MECLİS DEĞİLDİR"
Geçtiğimiz hafta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına atanan değerli arkadaşlarımızın yasal ve anayasal bir prosedür olan yemin merasimlerinde yaşanan ilkel görüntüleri, şiddet sahnelerini ve antidemokratik muameleleri aziz milletimiz ibretle seyretmiştir. Gazi Meclis aciz bir meclis değildir. Aziz Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini aratacak bir meclis değildir. Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer merak edilen bir husus varsa yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır.
"YEMİN TÖRENİNDE OLANLAR SİYASİ EŞKIYALIKTIR"
Muhalefetin sahip olduğu imkânları kullanmaya yanaşmadan Meclisi karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali Kıran başkesen misiniz, nesiniz, kimsiniz. Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir. Aziz Meclisi savaş alanına çevirmenin kime ne faydası vardır. Sözün hükmü yerine yumruğun gücüyle oraya buraya sataşmak bir siyasetçiye yakışıyor mu, CHP’nin siyasi çizgisiyle bağdaşıyor mu?
"İSTANBUL’DAKİ TEZGAHINIZ BOZULDU"
Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım. İstanbul’daki tezgâhınız bozuldu, öfkeniz buna mı. Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı. Maskeleriniz düştü, foyanız ortalığa döküldü. Anormal ve stresli bir gerilimin sebebi buna mı dayalı. Tekrar ifade ediyorum, geçtiğimiz hafta çarşamba günü yapılan yemin merasiminde Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına leke düşüren müfrit ve müfsit Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum.