Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonunun yol haritasını 5 stratejik öncelik ile açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğurganlık hızındaki düşüşe dikkat çekerek, “Nüfus yapımız alarm veriyor” dedi; 5 stratejik önceliği açıkladı. Erdoğan, "Yarın tarih tekerrür edecek. Aileye öncelik verdiğimiz için kadını zayıflatmakla suçlayan absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacaktır." dedi.

Google Haberlere Abone ol
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonunun yol haritasını 5 stratejik öncelik ile açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, aile kurumunun korunmasının Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğunu vurguladı.

“RAKAMLAR HEPİMİZ İÇİN TEDİRGİN EDİCİ”

Türkiye’de doğurganlık hızının 2017’den bu yana nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına düştüğünü belirten Erdoğan, mevcut verilerin endişe verici olduğunu ifade etti. Ortanca yaşın yükseldiğini, yaşlı nüfus oranının arttığını ve hane halkı büyüklüğünün küçüldüğünü dile getiren Erdoğan, tek kişilik hanelerdeki artışa da dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

Aziz milletim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın değerli mensupları, sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli temsilcileri, çok değerli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

2025-2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgesi tanıtım programında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Programı teşriflerinizden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında; elektronik çağla başlayan, dijital çağla doruğa çıkan zorluklara rağmen aile olma şuurunu hala diri tutan aziz milletimizin her bir yuvasını saygıyla selamlıyor; tüm hanelerimize Rabbimden sağlık, huzur ve mutluluk niyaz ediyorum.

10 yıllık bir dönemde ailelerimizi güçlendirmek, nüfusumuzu artırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için güçlü bir irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine katkı veren sivil toplum kuruluşlarımıza, medyada ve sosyal medyada bu mücadeleye destek olan her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum.

Şu bir gerçek ki; bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemez. Bunların yanı sıra bir milletin gücü; yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz, bunun doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor; ülkemiz, milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

Bugün ayrıca 2025 Aile Yılı kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim edeceğiz. 'Ailemiz Geleceğimiz' temalı fotoğraf ve kısa film yarışmaları başta olmak üzere ödüle layık görülen tüm kardeşlerimizi de tebrik ediyorum.

Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir. Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilk okuludur. Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir.

Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder.

TÜRKİYE'Yİ YARINLARA HAZIRLAMANIN GAYRETİNDEYİZ

Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez. Anayasamızın 41. maddesinde yer alan 'Aile Türk toplumunun temelidir' ilkesi hem bir yükümlülüğü hem de milletimizin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifadedir.

Evet, Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmiş ve kültürel kodlarını korumayı başarmıştır. Vatanımızın -bu ifade önemli- anavatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın aile ocağı, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir. Bu kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, inanç dünyamızdan neşet eden kadim değerlerimiz vardır.

Nasıl güçlü ve sağlıklı bireyler fertleri arasında hak ve ödevlerin dengeli dağıtıldığı, sorun çözme kapasitesi yüksek haneler olarak tarif ettiğimiz güçlü ve sağlıklı ailenin temeli ise, güçlü ve sağlıklı aileler de aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır.

Dijital teknokültür çağında insana ve hayata dair hemen her şey gibi aile de dönüşüyor, form değiştiriyor, elbette ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Alışılagelmiş yapıların çözüldüğü, insanın yol ve yön arayışının arttığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın, muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz.

Aslında buna yeni de başlamadık. Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002'den beri bunun mücadelesini veriyoruz. Hatırlarsanız 2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar nice akıl ve ahlak dışı ithama, iftiraya, edepsizliğe maruz kaldık.

"YARIN TARİH TEKERRÜR EDECEK"

Yarın tarih tekerrür edecek. Aileye öncelik verdiğimiz için kadını zayıflatmakla suçlayan absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacaktır.

Dijital tekno kültür çağında aile de dönüşüyor. Elbette ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Böyle bir dönemde ülkemiz ve milletimiz için Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz. 2002'den beri bunun mücadelesini veriyoruz.

Nice akıl ve ahlak dışı ithama maruz kaldık. Sonuçta ne oldu, 3 çocuk çağrımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. Bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyorlar. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak.

Nüfusla kalkınma arasında birbirine zıt ilişki olduğu söylendi. Nüfus arttıkça yoksulluk artacak denildi. Ayrıca aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri yobazlıkla suçladılar. İstanbul'daki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazeler rehin alındı. Nüfusu ülkeye yük gören anlayış iflas etti.

Aile bağlarımız evlilik yaşı yükselmekte boşanma oranları artmakta bunların sonucu olarak doğurganlık hızı düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edici. Doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi.

Ortanca yaşımız 2025'te 34.4'e çıktı. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibarıyla yüzde 11,1'e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfusu çocuk nüfusu geçmiş durumda. Artık 30,08'e düşen hane halkı büyüklüğüdür. Tek kişilik hanelerin büyüklüğü 20,5'a ulaşmıştır.

"YARININ RİSKLERİNİ AZALTMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Endişe verici tablo sadece Türkiye'nin meselesi değil, birçok ülke yaşlana nüfus azalan doğum oranları ile karşı karşıyadır. Oralarla kıyaslandığı zaman Türkiye hamdolsun iyi konumdadır. Yüzde 35'e yaklaşan ortanca yaş Avrupa'da 45'dir. Türkiye AB'den hala 10 yaş gençtir. Biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya tıpkı 3 çocuk çağrımız gibi yarının risklerini azaltmaya çalışıyoruz.

2025 senesi aile merkezli politikalarımızla bir dönüm noktasıdır. Yuva kuracak gençlerimize verdiğimiz 150 bin liralık desteği 250 bin liraya yükselttik. Genç çiftlere 2 yıl geri ödemesiz kredi sağlıyoruz. Doğum yardımlarımızın tutarını yükselttik. Doğum izni sürelerini yeniden yükselttik.

2026-2035 dönemini aile ve nüfus 10 yılı olarak belirledik. Aile ve nüfus 10 yılı toplumun temeli... Nüfusla güçlenen istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasıdır. 5 stratejik öncelik üzerine inşa ettik. 1'incisi aile kurumunun korunması 2'nci önceliğimiz evliliğin teşviki 3'üncü doğurganlık hızının artırılması 4'üncü gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır. 5'inci stratejik önceliğimiz ise kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımıdır.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin