Haluk'tan her seferinde para almış, biz sonradan öğrendik bunu. Daha sonra Haluk tekrar eşime yanaştı. O dönem Ünal Acar diye bir menajeri vardı Haluk'un. "Abi biz İstanbul'da bir ofis kuralım. Haluk'un yeri yurdu yok, ofiste belli olsun. Oradan konserlerini ayarlasın, sana ödemesini yapsın" dedi. Biz bir sarmalının içine girdik. Hani paranızı kurtarmak için daha çok para harcarsınız ya. Sürekli para istiyordu, evimize geliyordu. Bakın hep hikaye aynı aslında biliyor musunuz? Hani bu AHBAP'ı kurduğunda da insanların evine gidiyordu. İşte "Şuna yardım edin, evinize geleceğim, size menemen yapacağım, şarkı söyleyeceğim" diyordu ya. Bizim evimize de öyle geliyordu. Giriyordu mutfağımıza, "Ben size çok güzel bir kahvaltı hazırlayacağım" diyordu. Taktik aynı...