Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda dış politika gündemine dair açıklamalarda bulundu.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve dünyada geniş yankı bulan Mekke Anlaşması hakkında önemli mesajlar veren Bakan Fidan, "İster bölge içinden ister dışından saldırıya uğramadığı sürece bu ittifakın herhangi bir ülkeyle alıp veremediği olamaz." dedi.
Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:
"MEKKE ANLAŞMASI 2 YILDIR HAZIRLANIYOR"
Cumhurbaşkanımız liderliğinde yürüttüğümüz dış politikanın bazı köşe taşları var. Onlardan birinin gerçekleşmesiyle ilgili bir olaya tanık ettik.
Bölgesel sahiplenmemizin artırılması önemli. Dışarıdan gelen hegamonlar sorunları çözmüyorlar, daha da akut hale getiriyorlar.
Bölgedeki istikrarsızlıklarının giderilmesi, durdurulması, daha büyük entegrasyonun sağlanarak bölge halkının refahının ilerletilmesi konusunda bir irade var.
İki yıldır bu anlaşma hazırlanıyor.
Bu ittifaka imza atan ülkeler birbirlerinin güvenliğine tehdit olmayacaklarını taahhüt ediyorlar. Dışarıda bir aktöre karşı değil içeride biz artık dayanışma halindeyiz.
"MEKKE ANLAŞMASI NATO'NUN 5. MADDESİ İLE TEKNİK OLARAK AYNI"
Mekke Ortak Savunma Anlaşması teknik olarak, NATO Antlaşması'nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle aynı.
Yazıya bağladığımız bir ortak tehdit yok.
Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye’nin dış politika tavırlarına baktığınızda yayılmacı politikaları olan ülkeler değil. Kendi sınırları içerisinde kendi dertleriyle, kalkınmalarıyla meşguller.
Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil.
İster bölge içinden ister dışından saldırıya uğramadığı sürece bu ittifakın herhangi bir ülkeyle alıp veremediği olamaz.
Hiçbir şekilde farklı coğrafyaları, farklı öncelikleri birbiriyle çatışır halde tutacak değiliz.
Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye yayılmacı ülkeler değil.
"KAFKAS PAKTI İHTİMALİ GEREKTİĞİ ZAMAN İNŞA EDİLEBİLİR"
Bunlar gerektiği zaman inşa edilebilir.
Avrupa’yla Orta Doğu güvenlik mimarilerini Türkiye üzerinden uzun vadede, hatta orta vadede uyumlaştırılması mümkün."
“HÜRMÜZ BOĞAZININ KAPATILMASININ BİZE DOĞRUDAN ETKİSİ YOK”
(İran Körfezi’nde savaş ve mücadelede Hürmüz Boğazı’nın kapatılması) Enerji açısından bize doğrudan etki eden bir durum yok.
Kızıldeniz ticaret havzasının kapatılması bizim tabii ki menfaatimizle doğrudan bir konu.
Şu anda en önemli öncelik herkesin üzerinde çalıştığı, geçici süre de olsa - ki 60 gün olarak nitelendiriliyor- boğazın açılmasını sağlayacak bir uzlaşmanın sağlanması.
Şu anda bölge ülkeleri, Amerika, Batı, Avrupa, Asya, bu boğazın bir an önce açılmasını talep ediyor, bu konuda büyük bir baskı var.
“SUUDİ ARABİSTAN İRAN’LA SAVAŞMA NİYETİNDE DEĞİL”
(Suudi Arabistan-İran gerilimi) Suudi Arabistan ile konuştuğumuz zaman İran’la ilgili “Biz İran’la savaşalım, İran’ı yok edelim” gibi bir niyetleri yok. Bu konuda daha farklı düşünceleri var. İran'a yönelik askeri müdahalenin çözüm olmadığını, konuşma yoluyla anlaşma yoluyla bu meselenin halledilmesi konusunda bir duruşları var.

“FİLSİTİN HALKI BUNU ÖDÜLLENDRECEKTİR”
Hamas’ın Filistin halkını önceleyen yaklaşımı takdire şayan bir yaklaşım; Filistin halkı bunu muhakkak ödüllendirecektir.
Uluslararası siyasal izolasyonun kesintisiz şekilde devam ettirilmesi gerekiyor. İsrail’in en çok korktuğu şey uluslararası izolasyon.
İsrail’in temel hedefi Gazze’yi Filistinsizleştirmek olduğu sürece bu tür oyunlar devam edecek.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI: “ULUSLARARASI BİR TOPLUM OLARAK BU SAVAŞI DURDURMAMIZ GEREKİYOR”
Kimsenin taviz vermediği bir yerde savaş kendi taviz alanını kendi oluşturana kadar şiddetini artırarak devam eder.
(Karadeniz’de Türk sahipli veya bayraklı gemilere saldırılar) Diğer hedef alınan gemilere nazaran Türk gemilerinin sayısı biraz daha az ama yine de bizi çok fazla endişeye sevk eden bir husus.
Cephedeki yıpratma cephe gerisindeki yıpratmaya döndüğü zaman konu bir muharebeyi kaybedip kaybetmemeye değil millet olarak var olup olmamaya gelir.
Bu tehlikeli bir durum. Bizim ne yapıp edip araya girip uluslararası toplum olarak bu savaşı durdurmamız gerekiyor, çünkü burada olmaz denen her şey oluyor."
MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ: "GÜZEL BİR DİLİ VE MEKANİZMASI VAR"
Bu çerçeve yasanın çok iyi yazılmış, garanti altına alıcı hükümleri var. O açıdan güzel bir dili ve mekanizması var. Örgüt kendi silahlarını bırakmadan imkan ve kabiliyetlerinden vazgeçmeden, bu yasanın hususlarından yararlanamayacak.

“İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜN HAYATA GEÇMESİ İDEAL ÇÖZÜM”
Bizim için çözüm esas iki devletli çözümün hayata geçmesi, ideal çözüm bu. Bizim durduğumuz yer bu.
Kıbrıs Türkü'nün egemen, eşit, bağımsız duruşu önemli.
Rum kesimi hiçbir zaman için Türklerle eşit devlet paylaşımına gitmeyecekler. Bu iki artı iki dört kesinliğinde bir konu.
Kıbrıs Türklerini içine alan her türlü diyalog ortamını destekliyoruz.
Belli menfaatlere ulaşmak için kalıcı çözümleri beklememize gerek yok.