MHP Lideri Devlet Bahçeli'den dikkat çeken sözler: "Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır"

MHP lideri Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda küresel krizlerden enerji güvenliğine kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar verdi. Bahçeli, “Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır” dedi. Öte yandan Bahçeli, barış vurgusu yaparak “Barış teslimiyet değil, bir dengedir” ifadelerini kullandı.

Google Haberlere Abone ol
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den dikkat çeken sözler: "Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır"

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Hem iç politikaya hem de küresel gelişmelere ilişkin sert ve dikkat çekici mesajlar veren Bahçeli, barış vurgusu yaparak “Barış teslimiyet değil, bir dengedir” ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

ALPARSLAN TÜRKEŞ'İ ANDI

Aziz dava arkadaşlarım, muhterem milletvekilleri, saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, yurt içinde ve yurt dışında, gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinde bizleri takip eden aziz vatandaşlarımızı en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantımız vesilesiyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyor, her birinizi hürmetle, vefayla ve kardeşlik duygularımla selamlıyorum.

Değerli dava arkadaşlarım, Türk milletinin müşterek hafızasında silinmez izler bırakan, fikirleriyle çağları aşan, mücadelesiyle Türk milletinin davasını milletimizin ruh göklerine nakşeden merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Türkeş Bey, Türk milliyetçiliğini teorik bir çerçeveden çıkarıp sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel bir süreklilik içinde milletin vicdanında kökleştiren, onu bir ahlak nizamı, bir aksiyon disiplini ve bir medeniyet iddiası hâline getiren müstesna bir devlet ve dava adamıdır. Merhum Türkeş Bey, hayatının her safhasında millî aklı esas almış, devleti ebed müddet şuuruyla kavramış, milleti merkeze yerleştiren bir siyaset anlayışını tavizsiz şekilde temsil etmiştir. O zor zamanların adamıydı. Fırtınalı dönemlerin sarsılmaz iradesiydi. Karanlık senaryoların karşısında yakılmış bir meşaleydi. Ne tehditlere boyun eğmiş ne de menfaat kapılarında eğilip bükülmüştür. İnandığı değerleri her şart altında savunmuş, Türk milletinin birliğini, dirliğini ve bekasını her türlü siyasi hesabın üstünde tutmuştur. Onun hayalini kurduğu ve bizlere emanet ettiği Türk Birliği ve Turan ülküsü Allah’ın izniyle mutlaka hayat bulacaktır. Gerçeğe dönüşecektir. Çünkü büyük Türk milleti geçmişinden aldığı kudretle geleceğini inşa edecek iradeye sahiptir. Bu duygu ve düşüncelerle merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde bir kez daha saygı ve rahmetle yâd ediyorum.

"KÜRESEL DÜZEN DERİN BİR ŞEKİLDE SARSILDI"

Değerli dava arkadaşlarım, dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi bir dönemde olduğumuz herkesin malumudur. Eski düzenin kurgulanmış ve inşa etmiş olduğu anlam kodları ortadan kalkmış, lakin yeni egemenlik formları ise tasavvur şeklinde bulunduğu için yürürlüğe girmemiştir. Küresel düzenin derin bir şekilde sarsıldığı ve anlam sisteminin bozulduğu bu dönemde kararlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak ortak bir sorumlulukla almak durumundayız. Tarihin çeşitli kırılma ve kopuş anlarında en etkili güvenlik, milli birlik ve beraberlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Ve bu durum hepimizin ortak aklı, ahlaki ve vicdani sorumluluğudur. Bugün tanık olduğumuz küresel ve bölgesel istikrarsızlık, yaşanılan çatışmalar, eskinin tam olarak öldüğünün, yeninin ise henüz doğmamış olduğunun göstergesidir. Bu da kelimenin tek anlamıyla bir kriz durumudur. Kriz ise sorunların ne olduğunu bilmemek değil, çözümlerin ne olduğunu bilmemektir.

"TRUMP YÖNETİMİ GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK ZORUNDA KALACAK"

Trump ve Netanyahu zora dayanan hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve hata etmişlerdir. Bu hatalarını devam etmekteler. Söz varlığı tükenmiş ve batılı akıl için yolun sonu görünmüştür. Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı tartışmalar karşısında Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

"SICAK ÇATIŞMALAR HER GEÇEN GÜN DAHA DA DERİNLEŞMEKTE"

Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz yeni dünya düzeni bugün bir kaos olarak karşımıza çıkmakta. Bu kaos insanlığı etkilemekte, istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmakta. Bugünkü dünya durumu fetret dönemini andırmakta. Geçmişin çatışmacı günlerine götürmektedir. Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmekte. Savaş 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte. İran'a karşı yapılan saldırılar her geçen gün can kaybını arıtmakta ve altyapı tahribatını giderek büyütmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkarmıştır. Savaş tedarik zincirini etkilemekte.

"CHP SİYASET YERİNE LAF ÜRETMEKTE..."

Tarihsel hafızaya dayanarak alacağımız kararlar milletimizin geleceğine istikamet verecektir. Böylesi duygu ile dünyayı dikkatli çözümlemek, siyaset yapıyorum diyenlerin ortak sorumluluğu. Her zamankinden daha çok üzerimizde tarihi ve ahlaki sorumluluk vardır.

CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı üretmek yerine basit ve çıkarcı şekilde hareket etmekte. Yanlış adreste doğru kişiyi aramaktalar. Gerçek ile aralarına mesafe koyan bu anlayış köklerle değil yaprakla uğraşmakta. Devletten, milletten ve gerçeklerden kopmuş görüntü vermekteler. Belediye başkanları milletin kendilerine emanet ettikleri makamı istismar ettiklerini görmekteyiz. Asıl olan sorumluluk almaktır ki bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da tam olarak budur.

İçinden geçtiğimiz zaman diliminde her zamankinden daha çok üzerimizde tarihi ve ahlaki bir sorumluluk vardır. Çünkü bugün biz aldığımız kararlarımızla gelecek nesillerimizin hayatını tayin edeceğiz. Hem dünyada hem bölgede gerçekleşen her türlü hadiseyi düzenli bir şekilde çözümlemek, bunları akıl yoluyla incelemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Lakin böylesi bir gerçeklik durumunda bile bugünkü muhalefetin koçbaşını çeken CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine basit ve çıkarcı bir tutumla hareket etmektedir. Millet için en değerli şeyin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadırlar.

"MHP DEĞERLERE SAVAŞ AÇMAZ"

Gerçekle arasına mesafe koymuş olan bu anlayış köklerle değil yapraklarla uğraşmakta, gerçeğe sırtını dönüp ömrünü tamamlamış bir söyleme teslim olmaktadır. Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte, devletten, milletten ve gerçekliklerden kopmuş görüntü vermektedir. Öte yandan son günlerde CHP zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamlarını her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız. Milletimizin içinde geçtiği bu tarihi dönemeçte yalnızca teşhis koymak kolaycılıktan ibarettir. Asıl olan çare üretmek ve sorumluluk almaktır.

MHP, önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben derken slogan değil fikir, hamasete dayalı propagandayı değil sağduyuyu ifade eder. Değerlere savaş açmaz, değerlere dayalı politika üretir. MHP, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıplarında değerlendiren anlayışın ötesindedir. Bizim bakış açımız devletin bekasını esas alan bakıştır. MHP'nin nazarında dünya güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği bir mücadele alanıdır. Bu tabloda Türkiye'nin yeri tesadüflere değil, milli iradeye tayin edilmektedir. MHP gelişmeleri yalnızca izleyen siyasi yapı değildir. Gerektiğinde yön veren, uyaran, milli duruşu net şekilde ortaya koyan iradenin adıdır. Türkiye'nin önünü görecek sağlam bir vizyona, güçlü bir kararlılığa her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. Etrafımızdaki çatışmalar akılla ve tecrübeye dayalı olarak hareket etmemiz gerektiğini göstermektedir.

"ÖLÜM KAPIMIZI ÇALSA DA VEZGEÇMEYİZ"

Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı, Türk milletinin birliği ve milli değerlerin muhafazası bizim için tartışmaya kapalı bir hakikattir. Bizim kurduğumuz her cümlenin öznesi Türkiye Cumhuriyeti devletidir, nesnesi Türk milletidir, yüklemi devlet ve milletin bekasıdır, kavgamız bunun içindir. Adanmışlığımız bu nedenledir. Asla tereddüt yaşamaz, ölüm kapımızı çalsa da vazgeçmeyiz.

"ENERJİDE BAĞIMSIZLIK TÜRKİYE'NİN KIZILELMA'SIDIR"

Bugün dünyada yaşanan gelişmelerle küresel enerji sistemi ciddi risk altında ve bu tüm ülkeleri etkileyecek seviyeye ulaştı. Hürmüz'deki gelişmeler küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koydu. Enerji üsleri doğrudan risk altındadır. Bu çok derin bir kırılmadır, enerji güvenliği meselesi. Türkiye'nin rolü yeniden tanımlanmaktadır. Türkiye farklı güzergahları buluşturan, denge kurabilen güç haline gelmiştir. Türkiye bu yeni dönemi doğru okuyan, oyunu yeniden kuran, geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Enerji güçtür, istikrardır, barışın anahtarıdır. Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızılelma'sıdır. Bu hedef bir zorunluluktur.

Son yıllarda Türkiye savunma sanayinde tedarik konumundan geliştiren konumuna geçişini hızlandırmıştır. Elde edilen başarılar bu dönüşümün çıktıları oldu. Geçmişte akamete uğratılan savunma sanayi girişimleri bugün yeniden ayağa kaldırılmıştır.

Bu tablo milletin iradesinin devletin iradesine yön verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi marifetiyle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın kararlı siyasi iradesiyle vücut bulan tarihî bir dönüşüm sürecinin meyvesidir. Dün çeşitli sebeplerle akamete uğratılan savunma sanayi hamleleri bugün yeniden ayağa kaldırılmıştır. Bu vesileyle bu alana emek veren ve vizyon ortaya koyan öncü isimler de her daim rahmet ve minnetle anılmalıdır. Nuri Killigil, Şakir Zümre, Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş bu milletin üretme iradesini, mühendislik kabiliyetini ve bağımsızlık ülküsünü temsil eden müstesna şahsiyetler olarak tarihimizdeki yerlerini almıştır. Allah aziz ruhlarını şad etsin. Bugün gelinen noktada söz konusu bu şahsiyetlerin ortaya koyduğu hayaller Türkiye’nin güçlü devlet iradesi ve millet desteğiyle yeniden hayat bulmuş, yarım kalan her bir vizyon modern imkânlarla tamamlanarak somut birer stratejik kapasiteye dönüşmüştür.

Kaynak: Medyatava Haber Merkezi
Etiketler MHP bahçeli
Sıradaki Haber İçin Sürükleyin