ÖZGÜR ÖZEL GENEL MERKEZDEN AYRILIYOR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partinin Genel Merkezi'nde gazetecilere açıklama yaptı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik "mutlak butlan" kararının ardından Genel Merkez önünde "tahliye" gerginliği yaşanıyor.
İstinafın kararıyla Genel Başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti genel merkezine yönelik tahliye talebinde bulunduğu iddiasıyla parti yöneticileri ve vatandaşlar Genel Merkez binasına çağrıldı.
Özel şu ifadeleri kullandı:
14 mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 gününden beri ben bana yakışanı mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz.Bize yenilgi, kaybetmek yakışmıyor.Atatürk’ün partisine teslim olmak yakışmıyor.
Bu partiyi teslim almak isteyenlerle, bu partiyi teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Bugün sabahın 7’sinde biz onlara en kısa zamanda kurultay ilan edin demişken, Ankara’da ne kadar kriminal tip varsa arkalarına onları takıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendine yakışanı yaptı, 80 yaşında bastonuyla burada direnen de 16 yaşındaki halkçı liseli genç de kendisine yakışanı yaptı.
Yapmayın dedik. Dinletemedik. Yalancıları iftiracıları mahkeme mahkeme gezdirdiler.
ÖZGÜR ÖZEL: SALDIRI ALTINDAYIZ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada saldırı altında olduklarını söyledi. Özel, genel merkez binasını terk etmeyeceklerinin altını çizerek şunları söyledi:
"Baba ocağındayız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezindeyiz. Atatürk'ün emaneti makamdayız. Bir saldırı altındayız. Suçumuz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz, AK Parti'yi yenmek. Suçumuz, Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir parti içi yarışa girip, son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı 'değişim' deyip, o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak.
İki sonucu hazmedemeyenler; partideki başarımızı hazmedemeyenlerle 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var. Yani, AK Parti'nin yargı kollarıyla bu plan ittifakı var. Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabahın 7'sinde, hiçbirisi CHP'li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekili dışında, arkada yürüyenlerin CHP'li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar.
Gençler püskürttü. Tekrar geldiler, daha kalabalık geldiler. Kapılar kapandı, direniş başladı. Şimdi polis de geldi. Ve binaya girmek; gazla girmek, jopla girmek, polisle birlikte girmek... Bu binayı tahrip etmek istiyorlar. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar.
Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz, bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz dedik. Kaldırabilirler, söküp atabilirler. Sokağa atabilirler. Ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor, bunu en iyileri bilir. Seçim; sokakta, meydanda kazanılıyor.
Biz bundan sonra sonuna kadar burada direnip, eğer bizi buradan söküp atarlarsa da iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz. Kimse unutmasın; bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Önce savaş meydanlarında, çadırlarda kuruldu. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi, birinci meclisteki bir odayı kendine genel merkez kabul etti. Bize bir oda yeter, bize bir çadır yeter, bize milletimiz yeter.
Ama bu darbecilerin de milletimize yaptığı yeter. Milletimizi sevenlerimizi buna tepki göstermeye, sözle tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye, gelebilenlerin gelmesine, dayanışma göstermelerine; tüm Türkiye'de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, genel merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum.
Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sonunda da ne olursa olsun bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim alamayacaklar."