'SAĞ GÖZÜMDE BİR KARARTI VE BAŞ DÖNMESİ OLDU'
Gülşen Şenol, "Torun okula gitti, televizyon açtım. Bir anda bir karartı oldu, ayağa kalktım. Başımda dönme oldu; geri oturdum. Zaten yakın ve uzağı göremiyorum; gözlük kullanıyorum. Sağ gözümde bir siyahlık oldu. Gözlüğü sildim yine devam ediyor. Gören sol gözümü kapattığımda televizyon simsiyahtı, alttan bir çizgi vardı. Dışarı çıktım tansiyonumu ölçtürdüm, sol gözümle görüyorum. O an tansiyonla ilgili olduğunu düşündüm. Gözde böyle bir şey olacağını düşünemedim. Benim tansiyonumu ölçen eczacı, 'Abla senin hemen nörolojiye gitmen gerekiyor. Tansiyonun iyi, böyle bir şey olamaz' dedi. Eve geldiğimde çocuklar aradı, beni dişçiye götüreceklerdi. 'Anne giyin gel' dediğinde, 'Oğlum ben gelemem benim mide bulantım var, bir de gözüm görmüyor' dedim. Hemen geldiler, 16.00'da oldu; 18.00'de beni hastaneye götürdüler. Bir anda oluştu, ikisinde de geldi gitti 'Gözlüklerimde mi bir şey var' dedim. Çünkü birinde görmeye başladım ama sağ gözde bir çamur var" ifadelerini kullandı.
'ACİLEN OKSİJEN TEDAVİSİNE GİRMEM GEREKİYORMUŞ'
Şenol, "O arada çocuklar gelip beni acile götürdüler. Kaç saat olduğunu sordular. Sarıyer Hamidiye Hastanesi'ne götürüldüm. Onlar MR çektiler. Doktorlar 'Gözüne pıhtı atmış' dediler. Beni acil olarak Seyrantepe'ye sevk ettiler. Orada göz doktorları baktığında acilen benim hiperbarik oksijen tedavisine girmem gerekiyormuş. 24 saat içinde hiperbarik oksijen tedavisi görmezsem gözümün geri gelmeyeceği söyledi. Ben tedaviyi aldığım gecenin sabahında görmeye başladım. Gözüm yarı yarıya açıldı, bulanıklık gitti. Bu tedaviyle birlikte gözümde yüzde 100 fayda gördüm. Çok üzülmüştüm, gözüm çok rahatladı. Her geçen gün daha da rahatlıyorum" dedi.