Psikolojik Danışman Bahar Kara, yayımladığı değerlendirme yazısında, modern çağın getirdiği değişimlerle birlikte bayramların kültürel ve psikolojik işlevinin dönüştüğüne dikkat çekti. Kara, bayramların birer "tüketim yarışı" veya "merak soruları içeren birer sorgu alanı" olmaktan çıkarılıp, gerçek anlamı olan toplumsal dayanışma ve kalpten temasa odaklanılması gerektiğini vurguladı.
"GÖRÜNMEZ YARIŞ TOPLUMU TÜKETİME SÜRÜKLÜYOR"
Geleneksel bayram hazırlıklarının günümüzde birer üstünlük kurma çabasına dönüştüğünü belirten Bahar Kara, ev temizliğinin, ikramların ve giyilen kıyafetlerin artık misafire hürmetten ziyade statü göstergesi olarak kullanıldığını ifade etti. Kara, konuya ilişkin şu tespitlerde bulundu:
"Hazırlanan ikramlıklar, giyilen kıyafetler, evlerimiz ve eşyalarımız zamanla birer yarış unsuruna dönüştü. Çoğumuz bunu dile getirmesek de davranışlarımızla ifade etmeyi öğrendik. Bu görünmez yarış, toplumun daha çok tüketen bir yapıya evrilmesine hizmet ediyor."
"MADDİ KAZANIMLAR VE ÖZEL HAYAT SORULARI BAYRAMIN HUZURUNU KAÇIRIYOR"
Bayramlaşma esnasında kişilerin işi, maaşı, atama durumu veya evlilik ve çocuk gibi özel hayatına dair sorulan soruların bayramın huzurunu kaçırdığını belirten uzman, önceliğin her zaman karşımızdakinin "iyi oluş hali" olması gerektiğinin altını çizdi.
Kara, ilişkilerin yalnızca yılda birkaç güne sıkıştırılmasının bu soru yağmurunu doğurduğunu söyleyerek, asıl çözümün sevdiklerimize bayramlar haricinde de vakit ayırmak olduğunu belirtti.
"BAYRAM HERKES İÇİN NEŞE DEMEK DEĞİL"
Bayramların psikolojik olarak her bireyde aynı duyguyu uyandırmadığına dikkat çeken Psikolojik Danışman Bahar Kara, bu günlerin yalnızlar ve kayıpları olanlar için hüznü derinleştirebileceğini hatırlattı:
"Kimileri için neşe ve kavuşma anlamına gelen bayram, kimileri için eksik kalan bir sandalyeyi veya bir daha öpülemeyecek bir eli hatırlatır. Tam da bu nedenle bayramı yalnızca kalabalık sofralar üzerinden değil; birbirimizin eksikliğini, sessizliğini ve görünmeyen yüklerini fark etmek üzerinden de düşünmek gerekir."
"TÜKETMEKTEN ÇOK PAYLAŞMALI, GÖSTERMEKTEN ÇOK İLGİLENMELİYİZ"
Bayramların toplumun kendisine tuttuğu bir ayna olduğunu ifade eden Kara, bu aynada sadece birlikteliklerin değil, yalnızlıkların ve değişen ilişkilerin de görüldüğünü vurguladı. Kara, topluma yönelik çağrısını şu sözlerle tamamladı: Tüm ülkemiz insanlarına kazasız belasız bayramlar dilerim!