Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım öyle bir cümle kurdu ki; adeta donakaldım! Kaç zamandır erkeklerin düştüğü durumu anlatmak için uygun bir cümle arıyordum. İlgili cümle adeta önüme düştü.
- ‘Türk erkeğinin formata ihtiyacı var’
Sizi bilmem ama, bana göre kesinlikle doğru bir cümle. O kadar haklı ki; altını her şekilde doldurabilirsiniz.
Aslında erkeklerin dilinde pelesenk olan ‘Kadınlar ne ister?’ başlıklı bir yazı kaleme almayı planlıyordum ama, cümlenin güzelliği fikrimin değişmesine neden oldu. Ben de kadının ve erkeğin kendine dert edindiği bu iki cümleyi birbirine bağlayan bir yazı yazmaya karar verdim.
Bence de arada her insan kendine format atmalı. Çünkü bunu yaparak zihnen ve fikren kendimizi güncellemiş oluyoruz. Fakat üzülerek söylüyorum ki; son zamanlarda ibre daha fazla erkekleri göstermeye başladı. Yoksa kadınlar neden yukarıdaki cümleyi tekrar ve tekrar kurmaya başlasınlar ki. Neredeyse ilişkilerde yaşanan sorunlarda her taşın altından erkekler çıkıyor!
- Kabalık onlarda;
- İnatçılık desen diz boyu
- Kıskançlık her zamanki gibi zirvede
- Vurdum duymazlık desen, bıktırır derecesinde
- Tutarsızlıkta madalya alacak seviyede
E şimdi bu kadar negatif yönümüz varken, kadınlar bu cümleyi nasıl kurmasınlar? Deyin bana! Bunu anlamak için empati kurmaya bile gerek yok. Bizi bizden iyi kimse bilemez.
- Bir soru sorarsın, aldığın yanıtla kırılırsın. Kabalığımız bundan gelir!
- Tek doğrun vardır, alternatifler umurunda olmaz. Keçi inadımız, insanı bıktırır!
- Kendimiz her şeyi yapmakta özgürken, o yapınca deliye döner kıskançlıkta çığır açarız!
- Hiçbir şey yapmamaya o kadar meyilliyiz ki; vurdum duymazlık içimize işlemiş!
- Birgün öyle deriz, bir gün böyle! Tutarsızlığımızla baş döndürürüz!
Aslında bu tespitler erkeklerin ‘Kadınlar ne ister?’ sorusuna birer yanıt niteliği taşıyor. Bence hepsi birbirine bağlı olan bu tespit cümleleri, kadın ile erkek arasındaki ‘anlaşılamama’ sorununu da ortadan kaldırır.
Peki ya Erkekler!
Elbette onların da kadınlardan beklentileri var. Hatırlatmakta yarar var!
- Kıyaslanmamak
- Güler yüzle karşılanmak
- Aynı anda tüm tuşlara basmamak
- En önemlisi birazcık Huzur
Erkekler olarak o kadar zor zamanlardan geçiyoruz ki; psikolojik olarak bir günümüz bir günümüzü tutmuyor. Amacım bu değişken halimize bir bahane üretmek değil ama, insan yine de;
- Evimize geldiğimizde güler yüzle karşılanmak istiyoruz!
- Olur olmaz yerde hemcinslerimizle karşılaştırılmak bizi kırıyor!
- Tuşları kıracak derecede yapılan istekleriniz, zor kazandığımız özgüveni yerle bir ediyor!
- Aslında tek istediğimiz bir tatlı huzur. Onu da bulamayınca, kendi içimizde kaybolup gidiyoruz!
Çözüm basit aslında. Kadın ve erkek ‘Huzur’ çatısı altında buluşur ve bunu nasıl sağlayacağının formülünü ürütebilirse, sorunlar ortadan kalkar.
Açıkçası format atmak her iki taraf için de şart!
Tan Taşçı bir şarkısında öyle güzel mısralar dize getirmiş ki; kapanışı o dizelerle yapmak, anlamlı olacaktır.
- Tek derdimiz sadece fedakarlık
- Madem öyle be hafız neden sınıfta kaldık?