Adalet Bakanı Akın Gürlek ilk olarak Ahaber yayınına çıktı.
Kamuoyunun ekseriyeti Bakan Gürlek'in sesini, tavrını, duruşunu ilk kez net olarak görmüş oldu.
Yayın sonrası Ankara'da Bakan Gürlek'le ilgili “donanımlı, tecrübeli, vatandaş lehine mevzu çözücü ve mütevazi” bir Anadolu insanı yorumları ağırlıktaydı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin de kamuoyunda çok olumlu karşılandığını görüyoruz. CHP'nin bazı milletvekilleri Bakan Çiftçi'yi eleştirdiklerini zannederken aslında milli değerlere hakaret ediyorlar ve halktan o kadar kopuklar ki bunun farkında bile değiller!
Her iki bakanımıza da hayırlı olsun dileklerimi ilettim.
Bakan Akın Gürlek'le ayrıca görüştüm.
Kendisine “Sosyal medya yasası” ve “ALO Adalet” uygulamasının nasıl olacağını sordum.
Bunları önceki gün Tv100 ekranlarında aktardım.
Bakan Gürlek konuyla ilgili şunları söyledi:
“-Sosyal Medya Yasasını çalışmaya başladık, 2026'ya çıkarmayı hedefliyoruz.
-Sosyal medya hesaplarına girmek için hem kimlik doğrulama hem de cep telefonu doğrulama gerekecek.
-15 yaş altı çocuklarımızın sosyal medyaya girmesini önleyeceğiz. Bu hususta ailelerin büyük talebi ve tam desteği var.
-ALO ADALET uygulamasının ana amacı vatandaşın uzayan dava süreçlerinin daha kısa zamanda çözüme kavuşması olacak.
-Mahkemede süreçleri devam eden vatandaşlarımız davasının gecikme nedenlerini birebir öğrenebilecek.
-Davanın her aşamasından bilgi sahibi olacak.
-Hakimlerimizin de hedef süreye uymaları amaçlanıyor.”
Bakan Gürlek’in verdiği bilgiler toplumdaki beklentinin doğru okunduğunu gösteriyor.
Birçok farklı siyasi partiye mensup kişiler bile “Bakan Bey bunları yaparsa desteklerim. Doğru şeyler söylüyor. Bu konular hepimizi ilgilendiriyor” yorumunu yaptılar.
Hatta programda beraber olduğumuz Cumhuriyet Gazetesi Yazarı ve CHP eski Milletvekili Mustafa Balbay, “Destekliyorum” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek toplumun nabzını doğru noktadan tutarak çok sıkı bir başlangıç yaptı.
Çok daha başarılı çalışmalar yapacağının sinyalini de hemen görevinin ilk günlerinde vermiş oldu.
“ANKARA’DA TARİHİ GÜN”
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge...
Ülkemiz “sessiz bir devrim” yaşıyor. Zira 40 yıllık terör belası “bu kez temelli biçimde” bertaraf ediliyor.
Türkiye için tarihî bir eşik aşılmak üzere...
Terör resmen noktalanıyor!
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu “nihai raporu” okuduktan sonra esas süreç başlamış oldu.
Bu süreci bozmaya kalkan “oyunun dışında” kalır.
SON SÖZ: Kendisine “aydın” diyen 168 ileri zekalı zevat bildiri imzalayıp “laiklik” çağrısı yapmış. Türkiye “gerici bir sisteme” gidiyormuş. Tam da terörün bitişine ramak kala yapılan bu açıklama alçaklıktır. Kardeşliği bozmaya dönük girişimler milletin sinesinde parçalanmaya mahkumdur. Bu kez “bir avuç azgın azınlık” kaybedecek. Yıllardır sesleri yüksek çıktı. Artık seslerini yükseltecek dış güdümlü hoparlörler yok; üzerinde 5 vakit ezan okunan bu topraklardaki milletin sesini kimse bastıramaz.