Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “dava” vurgusu: “Bir hayalin peşinden koştuk, gerekirse canımızı vermeye hazırdık”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında siyasi mücadelelerinin bir “hayal ve dava” üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Bu yola çıkarken kolay olmayacağını biliyorduk. Gerekirse canımızı vermeyi göze aldık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, hareketin millet ve gelecek odaklı bir anlayışla yoluna devam ettiğini vurguladı.

Google Haberlere Abone ol
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “dava” vurgusu: “Bir hayalin peşinden koştuk, gerekirse canımızı vermeye hazırdık”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle yapılan buluşmaları hedef alan eleştirilere sert tepki göstererek “Gençlere yüz çeviren geleceğe yüz çevirir” dedi.

CHP’ye yüklenen Erdoğan, “Hakareti siyaset sanıyorlar” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, partisinin bu yolda ne gerekirse yapacağından bahsederek, “Biz bir hayalin peşinden koştuk dava için ne gerekirse canımızı veririz diyerek yola çıktık” ifadelerini kullandı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Ekranların başında, radyo kanallarına bizleri takip eden tüm vatandaşlara selamlarımı sevgilerimi gönderiyorum. Grup toplantımızın ülkemize milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Rabbim muhabbetimizi kaim dayanışmamızı daim eylesin.

"MUHALEFETİ KISKANDIRAN ŞÖLENE İMZA ATTIK"

Değerli kardeşlerim, dün biliyorsunuz Samsun’da istiklal meşalemizin yakılmasının 107. yıl dönümüydü. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı aralarında şampiyon sporcularımızın da olduğu 200’ü aşkın gencimizle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde kutladık. Öncesinde cumartesi günü Kocaeli’nde, Kocaeli Spor Stadyumu’nun içini ve dışını hınca hınç dolduran gençlerimizle bir araya geldik. 207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimizle, ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından yüz bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli’ne akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar. Türkiye’nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik.

"GENÇLERLE GÖNLÜMÜZÜN KAPILARINI AÇTIK"

Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli’ndeki şölen, bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14’üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda, farklı etkinliklerde, özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik. Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlarımıza gönlümüzün kapılarını açtık. Yunus’un, “Biz kimseye kin tutmayız. Kamu âlem birdir bize.” anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık.

"GENÇLİĞE YÜZ ÇEVİREN, GELECEĞE YÜZ ÇEVİRMİŞ DEMEKTİR"

Yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürümüş bir kardeşiniz olarak şunu bir defa çok net söylemek isterim. Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur. Gençlerin omuz vermediği bir mücadele zafere ulaşamaz, kalıcı olamaz. Merhum Nurettin Topçu üstadımızın dediği gibi, gençlik geleceğin tohumudur. Bunun için gençliğe yüz çeviren, geleceğe yüz çevirmiş demektir.

Şimdi bakınız değerli kardeşlerim. Biz kuruluşumuzdan itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk. Sadece gençler için siyaset yapmadık. Siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik.

"GENÇLİK ŞÖLENİMİZE ÇAMUR VE İFTİRA ATARAK KENDİ KİFAYETSİZLİKLERİNİ KAPATMANIN DERDİNDELER"

Gençleri sarf malzemesi olarak, yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti’nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir. Kardeşlerim, unutmayın. Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı’nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP’li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı.

ÖZEL'E TEPKİ: HAKARETİ SİYASET SANIYOR

CHP 3-5 kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Gençlik şölenine çamur atıyor, hakareti siyaset sanıyorlar.

Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur

Kibirli söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Gençlere yüz çeviren geleceğe yüz çevirir.

'GENÇLERLE İLİŞKİMİZİ KISKANMALARINI ŞAŞIRMIYORUZ'

AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir, aynı derecede sevgiye, hizmete, muhabbete layıktır.

Gençleri yolsuzluklarını örtmek için istismar aracı olarak görenlerin AK Parti'nin gençlerle kurduğu hasbi, harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir.

'TÜRKİYE'Yİ BU ASRIN PARLAYAN YILDIZI YAPACAĞIZ'

Her şehri ayrı güzel, her köşesinden tarih fışkıran bu cennet vatan sizin. Dostuna güven, düşmanına korku salan bu büyük devlet sizin. Mazisi zaferler ve mücadelelerle dolu bu necip millet sizin. Rengini aziz şehitlerimizin kanından alan bu şanlı bayrak sizin. Yeni Türkiye sizin eseriniz olacak. Büyük ve güçlü Türkiye inşallah sizlerin omuzlarında yükselecek. Bunun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Büyük Türkiye'yi bu asrın parlayan yıldızı yapacağız.

Geçtiğimiz çarşamba günü itibarıyla Meclisimizin de teşekkül ettiği 14 Mayıs seçimlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Önümüzdeki perşembe günü ise Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turunun üzerinden 3 sene geçmiş olacak. Gerek Meclisimiz gerekse hükümetimiz geride bırakmakta olduğumuz bu 3 seneyi önceki dönemlerde olduğu gibi dolu dolu geçirdi. Yine yaklaşık 3 ay sonra, 14 Ağustos'ta AK Partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. Artık çeyrek asrı inşallah geride bırakmış olacağız. Aynı şekilde yaklaşık 5 ay sonra da kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız. Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye'ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Biz bu yola çıkarken uzun bir yola çıktığımızın idrakiyle çıktık. Kimse bize 'kolay olacak' demedi.

'BU HAREKET ÜMMET DAVASIDIR'

Bugün sizlerle açık yüreklilikle sizlerle konuşmak istiyorum. Yunus Emre'nin çok anlamlı bir beyiti var; 'Bu yol uzaktır, menzili çoktur. Geçidi yoktur, derin sular var.' Kimse bize kolay olacak demedi. İlk başta merhum Menderes'in talihsiz hatıraları duyurdu. 28 Şubat'ın tehditleri kendisi hissettiriyordu. Kimilerimiz işkence gördü, yok sayıldık, ötelendik. Hiçbir zaman korkmadık. Hiçbir zaman vazgeçmedik. Bu hareket bir kişiye çıkar sağlama hareketi değildir. Bu hareket köksüz bir hareket değildir. Bu hareket millet, memleket, Büyük Türkiye davasıdır. Bu hareket ümmet davasıdır.

Darbe senaryoları yazıldı. İktidarımızın 5. yılında partimize kapatma davası açıldı. Silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. İstikrarı demokrasiyi hedef alan saldırıların suikast girişimlerinin hedefi olduk. Görülmeyen nice badireyi atattık. Neydi derdimiz. Suyuna gidebilirdik, ağamsın paşamsın diyebilirdik. Günümüzü gün edebilirdik. Biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Tarihe, ecdada, şehitlere bir borcumuz var. Aziz memleketimize bir borcumuz var.

Bir Tayyip Erdoğan gider, bin Tayyip Erdoğan gelir. Bize düşen bizden öncekilerden aldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizden öncekiler bu davaya ömürlerini verdiler. Hamdolsun bizim yaptığımız da budur. Bu hareketin içinde doğduk, bu hareketle büyüdük. Allah'ın yardımıyla o dava taşını eğilmeden bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz.

Bu hareket kişisel rant davası ile rant peşinde koşan bir hareket değildir. Bu hareket ta en başından beri millet, memleket, büyük Türkiye, ümmet davasıdır.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Terörsüz Türkiye'yi samimiyetle menzile ulaştıracağız. Bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye ve tecrübeye sahibiz. Bu meseleyi gündemden çıkaracağız. Bu yolu yürümekte asla tereddüdümüz yok.

Etiketler erdoğan
Sıradaki Haber İçin Sürükleyin