MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, Kayseri'de düzenlenen MHP Melikgazi İlçe Başkanlığı Olağan Kongresi'nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kongreye, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, İl teşkilatı ve ilçe teşkilatı üyeleri katıldı.
Kongrede konuşan Özdemir "İçerisinde bulunduğumuz 21. yüzyılın artık ikinci çeyreğini yaşıyoruz. Yaşadığımız bu dönemde daha evvel krizlerle, kaoslarla, karmaşalarla dolu olduğu tespitini yaptığımız Dünya ne yazık ki bu tespitten çok daha vahim bir istikamete doğru hızla ilerlemektedir. Bu istikamette devam edilirken artık herhangi bir küresel nizamdan, küresel düzenden ya da küresel bir hukuktan var olduğunu bahsetmek ne yazık ki mümkün değildir. Krizlerin, kaosların ve karmaşanın peşi sıra yaşanılan dönemin adı açık bir şekilde savaşların her yönden, her cephe hattında ve neredeyse tüm coğrafyalarda zuhur ettiği bir zaman dilimini karşımıza getirmektedir. Yakın süreye kadar Azerbaycan’la Ermenistan arasında, Azerbaycan’ın haklı davası olan Karabağ ile alakalı yaşanan savaşın hemen akabinde Suriye’deki iç savaşın nihayete ermesi, Irak’ta yaşanan gelişmeler ve bunun paralelinde kuzeyimizde Karadeniz’den kıyı komşumuz Ukrayna ve Rusya’nın savaşına 2022 yılından başlamak üzere tanıklık ettik. Bugün yaşanan bu savaş ne yazık ki sadece iki ülke arasında kalmayıp bütün Karadeniz bölgesini, Doğu Avrupa’yı etkisi altına alan bir mahiyete büründü. Hatta Kuzey Kutbu sahası da ve ne yazık ki geride bıraktığımız günlerde Hazar Denizi’nde de örneği görülen bir başka hadiseyle Hazar Denizi’ne, Kafkasya’ya doğru yayılma potansiyeli ve riski taşıdığını da hepimize göstermiş oldu. Savaşın derinliği ve şiddeti artarken Türkiye’nin Montrö’den kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmesi, aynı savaşın Karadeniz’de daha vahim sonuçlar doğurmasının önüne geçen ana etken olmaya devam etti. Türkiye’nin bir yandan kendi egemenliğini muhafaza edip, diğer yandan bölgesel ve küresel barış için üzerine düşen egemen devlet olma sorumluluğu ve komşu devlet olma sorumluluğuyla da hareket ederek Rusya ve Ukrayna’yı çatışmaların durdurulması noktasında bir araya getirmesi ve iki tarafın iletişimlerinin sağlıklı bir zeminde yürütülmesi gayretleri de devam ediyor" dedi.
"TERÖR DEVLETİ OLAN İSRAİL’İN GAZZE’DE SÜRDÜRDÜĞÜ VE BAŞLATTIĞI SOYKIRIM SÖZDE BİR SAVAŞ GİRİŞİMİDİR"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir Gazze’de yaşananların sözde savaş olduğunu ve bir soykırım olduğunun altını çizerek, "Ne yazık ki bu savaş tüm şiddetiyle devam ederken güneyimizde bir başka çatışma ve sıkıntılı süreci daha bizler müşahede etmiş bulunduk. O da terör devleti olan İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü, Gazze’de başlattığı soykırım ve sözde savaş girişimidir. Sözde savaş diyorum çünkü burada icra edilen ne varsa tamamı insanlık suçu olan, insanlığın kara tarihine yazılan terör devleti olarak tanımladığımız girişimlerin tamamına hizmet eden bir mahiyette tezahür etmiştir. Saldırganlığını Gazze ve Filistin’e de bırakmayan İsrail aynı zaman dilimi içerisinde Lübnan’da, Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta ve son olarak İran önündeki gerçekleştirilmiş olan saldırılarla beraber ülkemizin güney sahasının tamamı da ne yazık ki savaş bölgesi konumuna taşınmıştır. Yunanistan’ın hem Lozan hem de Paris Antlaşmalarından doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyip, üstelik 12 Ada başta olmak üzere Ege Denizi’ndeki çok sayıdaki ada ve kayalıklara da taarruz bir mahiyette asker ve silah sistemleri konuşlandırması Türkiye’nin egemenliğini ve milli güvenliğini tehdit eden bir başka konu başlığı olarak karşımıza gelmiştir" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE’NİN EGEMENLİĞİNİ TEHDİT EDECEK GİRİŞİMLERLE BERABER GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİ’NDE BAZI ÜLKELERİN SİLAHLANMA VE ÜS KURMA GİRİŞİMLERİNİN DE OLDUĞUNU GÖZLEMLİYORUZ"
Özdemir, "Yine bütün bunlar olurken Kıbrıs Adası üzerinde de hesap kuran çevrelerin boş durmadığını, rahat durmadığını hep birlikte gözlemliyoruz. Kıbrıs’ta gerek 1960 Anayasası olsun gerekse uluslararası hukuku ilgilendiren diğer alanlarda hem iki tarafın hem de garantör ülkelerin üzerine düşen sorumluluklar olsun her ne varsa bunların tamamını yok sayan bir mahiyette gerek adanın huzur ve güvenliğini gerekse Türkiye’nin egemenliğini tehdit edecek girişimlerle beraber Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde bazı ülkelerin silahlanma ve üs kurma girişimlerinin de olduğunu yine benzer şekilde gözlemliyoruz ki bu çabalar, bu süreçte yine Yunanistan’ın 12 Adayla beraber Ege Denizi’ndeki çaba ve gayretlerinden bağımsız okunamaz. Yine bu iki girişimde de terör devleti olan Türkiye’nin gerek Ortadoğu gerekse küresel siyasetteki konumundan rahatsız olan İsrail’in, İsrail kışkırtmacılığının, siyonist zihniyetin eylem ve emellerini de hep birlikte gözlemliyoruz" şeklinde konuştu.
"ONLAR ÇABA VE GAYRETLERİNE HIZ VERİRKEN BİZLER BUNLARIN SON FİİLİ MÜTECAVİZ GİRİŞİMLERİNİ 15 TEMMUZ’DA HEP BİRLİKTE GÖZLEMLEMİŞTİK"
Özdemir, tüm mütecaviz girişimlere cevap olarak 15 Temmuz sonrası Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmemiz olduğunu söyleyerek, "Onlar bu çaba ve gayretlerine hız verirken bizler bunların son fiili mütecaviz girişimlerini 15 Temmuz’da hep birlikte gözlemlemiştik. Türkiye’yi istikrarsızlık sarmalıyla kuşatmaya çalışan ve aynı zamanda içeriden yaralayarak, içeriden engelleyerek, içeriden çökerterek Türkiye’yi işbirlikçileri eliyle, FETÖ eliyle ele geçirmeye çalışanların 15 Temmuz’da aziz milletimizin irade ve dirayetiyle beraber amaçlarının boşa çıkarılması sonrasında Genel Başkanımızın ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin yapmış olduğu çağrıyla beraber Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmemiz, devletimizin bugünleri de öngörmüş olduğumuz kriz, kargaşa ve kaos sarmalından sonra küresel bir savaş iklimi, küresel bir buhran dönemine giderken kendi istikrarını muhafaza etmek, devlet organlarını güçlendirmek, bir yandan hızlı karar alabilirken diğer yandan denge ve denetleme mekanizmalarını sağlamlaştırmak üzere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hayata geçirmemiz en büyük kazanımlarımızdan bir tanesi oldu. Hamdolsun, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye bugün Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci evresini yaşıyor ve bu evreleri yaşarken nasıl ki bunca tehdit, tehlike ve etrafımızı çevreleyen savaş iklimine muhatap kalmışsak Türkiye bu iklimde adeta bir istikrar ve huzur deryası olarak dimdik ve sapasağlam ayakta kaldığını her çevreye göstermeye de devam ediyor" dedi.
"ŞEHİT BACILARINA KÜFREDEN ZİHNİYETİN MİLLİYETÇİ HAREKET’E SÖYLEYEBİLECEĞİ HİÇBİR SÖZ YOKTUR"
Terörsüz Türkiye gündemine değinen Özdemir, şehit bacılarına küfredenlerin MHP’ye hiçbir şey söyleme hakkı olmadıklarını söyleyerek, "Bu gerçeği hepimizden ve herkesten okuyan Genel Başkanımız 2024 yılında bir çağrıda bulundu. Bu çağrıyla beraber PKK terör örgütünün kurucusuna dedi ki örgütünü feshettiğini ilan et, PKK da silah bıraksın, dolayısıyla bir an evvel terör Türkiye’nin gündeminden çıksın. Bu çağrımız hamdolsun geriden aşamada aradan geçen 18-19 aylık süreç boyunca terörsüz Türkiye süreciyle beraber terörsüz bölge hedefimize evrilmiş ve devlet politikası haline gelmiştir. Türkiye’de birileri bu çalışma ve çabaları çarpıtıp yeri geldiğinde siyonist zihniyetle aynı çuvala ve aynı kuyuya girmekten, aynı mevziden hem Milliyetçi Hareket’e hem de Türkiye’ye saldırmaktan geri durmuyorlar. Bunların meşrebini, çapını, kalıbını iyi anlamamız lazım. Milliyetçi Ülkücü Hareket ’önce ülkem ve milletim’ diyerek ortaya fedakarca bir anlayış sergilerken ve bu anlayışla beraber ezanı dindirmemek, bayrağı indirmemek, vatanı böldürmemek için dün ne söylüyorsa bugün aynı yerde dururken bugün terörsüz Türkiye’yi eleştirenlerin, sözde terörsüz Türkiye’nin karşısında duranların dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girebilmek için bir yandan Milliyetçi Hareket’e nasıl ihanet ettiklerini, öbür yandan terör örgütünün uzantısı HDP ve DEM’le nasıl işbirliği yaptıklarını Meclis’te de DEM’den fırça yiyerek ’oturun oturduğunuz yerde’ sözünü nasıl işittiklerini bizler çok iyi biliyoruz. Şehit bacılarına küfreden zihniyetin Milliyetçi Hareket’e söyleyebileceği hiçbir söz yoktur" ifadelerini kullandı.