Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu ve himayelerinde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı tarafından hayata geçirilen “Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları”, Türkiye genelinde 81 ili kapsayan bütüncül dönüşüm modelini Samsun’da bir adım daha ileri taşıdı.
Sıfır Atık Vakfı tarafından Samsun Valiliği himayesinde; Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen Samsun Sıfır Atık Çalıştayı sürecinde elde edilen görüş, öneri ve çıktılar, 3 Eylül 2026 Perşembe günü düzenlenen Samsun Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda kamuoyu ile paylaşıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun teşrifleriyle gerçekleştirilen konferansta; Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekilleri Çiğdem Karaaslan, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş hitaplarda bulundu.
“SIFIR ATIK VAKFI’NA DESTEK VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Açılış konuşmasında Samsun Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “255 katılımcı ve 14 tematik masa ile gerçekleştirilen Samsun Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayı ilimizin çevre ve iklim önceliklerini ortak akılla masaya yatırmış. Esasında uzun bir çalışmanın finalini bugün gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu süreç, yerelden ulusala uzanan, sahada politika üreten ve eylem belgesine dönüşen güzel bir modeldir. Canı gönülden inanıyorum ki Samsun’un bu belgesi 81 ile yayılacak çalıştay zincirlerinin güçlü halkalarından birisi olacaktır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Sıfır Atık Hareketi’nin sadece bir çevre hassasiyeti olarak değil, ekonomi, dayanıklılık ve kalkınma vizyonu olarak da görüyoruz. Bu anlayışla Sıfır Atık Vakfı ile imzaladığımız iş birliği protokolü mevcut çalışmaları güçlendiren stratejik bir adım olmuştur. Biz de onların çıktığı yolda kendilerine katıldık, inşallah kendilerine destek vermeye de devam edeceğiz” dedi.

“ULAŞIMDA NET SIFIR EMİSYON YOL HARİTASI’NI TÜM ULAŞIM MODLARINI KAPSAYACAK ŞEKİLDE YÜRÜTÜYORUZ”
“Ulaşım sektörü medeniyetlerin dönüşümünde her zaman belirleyici olmuştur ancak bu
dönüşüm karbon salınımını da artırmıştır” diyen Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Günümüzde ulaşım sektörü, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 21’ini oluşturarak
dünyada üçüncü, yüzde 17,6’lık payıyla Türkiye’de ise ikinci sıradadır. İşte bu bilinçle
“Türkiye’nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası”nı tüm ulaşım modlarını kapsayacak
şekilde yürütüyoruz.
Avrupa Birliği mali iş birliğiyle desteklenen bu proje kapsamında emisyon modellemeleri
yapıyor, farklı senaryolara göre projeksiyonlar oluşturuyor ve 2053 net sıfır emisyon
hedefimize kararlı adımlarla ilerliyoruz.
Az önce bahsettiğim “Türkiye’nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası” Projesi
kapsamında geliştirilen emisyon modeliyle; Karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu ulaşım
modlarının mevcut durumunu analiz ederek, farklı senaryolara göre aktivite tahminleri, araç
sayısı, yakıt türü ve emisyon projeksiyonları oluşturuyoruz.”
“GELECEK NESİLLERİMİZE DAHA TEMİZ BİR TÜRKİYE MİRASI HAZIRLADIK”
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen son 24
yılda; 6.101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 30.120 kilometreye yükseltildiğini
belirterek, “Kesintisiz trafik akışıyla yaklaşık 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda
temizleyebileceği yıllık 6,57 milyon ton karbon emisyonunu atmosferimizden bertaraf ederek;
gelecek nesillerimize daha temiz bir Türkiye mirası hazırladık” dedi.
“VALİLİK BÜNYESİNDE KURULACAK SIFIR ATIK KURULU’NUN TAKİBİNE KURUMLARIMIZLA DESTEK VERECEĞİZ”
Bakan Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bakanlık olarak; inşaat ve bakım süreçlerinde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını
artırmayı, liman ve havalimanı sahalarında sıfır atık standartlarını yaygınlaştırmayı, kombine
taşımacılık ve yükün karayolundan denizyolu ile demiryoluna aktarılmasını desteklemeyi
sürdüreceğiz. Valilik bünyesinde kurulacak Sıfır Atık Kurulu’nun takibine de kurumlarımızla
katkı vereceğiz. Bu forum ve bu konferanslar fikir alışverişinin ötesinde; somut iş birliklerinin,
yerel hedeflerin ve COP31 sürecine taşınacak ulusal deneyimin zeminidir. Sıfır atık
yaklaşımını ulaştırma sektörünün geneline yaymak, kaynakları verimli kullanmak ve iklim
kriziyle mücadelede öncü rol üstlenmek için buradayız.”
“TOPRAĞI, DOĞAYI KORUMAYI ATAMIZDAN ÖĞRENDİK”
Samsun Valisi Orhan Tavlı ise, kendisini bu şehrin Valisi olarak şanslı hissettiğini belirterek,
“Bunlar vizyon projeler. Biz toprağı, doğayı korumayı atamızdan öğrendik. Ekonomi ile
beraber insanın da çevrenin de doğanın da korunabileceğini onlar bize öğrettiler. İsraf
edilmemesi gerektiğini onlardan öğrendik” dedi.
“Bu şehir büyüme ile beraber çevre projelerinin de mümkün olduğunu bana öğretti” diyen Vali
Tavlı, şöyle devam etti:
“Bütün kurumlar olarak biz doğaya sahip çıkarken birlikte keyifli çalışmayı da öğrendik.
Güvenlikten eğitime ve sağlığa, her alanda yerelden ulusala ve küresele doğru hizmet ettiğimizi öğrendik. Herkes bu projeye sahip çıktı. Bu çalışmalarda bize kabinemizin tüm bakanları destek verdi. Başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız mali yönden destekledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız da sağ olsun bizi Samsun’da demiryolları ile buluşturuyor. Şunu görüyorum, demiryolu çevreci bir proje.”

“BUGÜN YENİ BİR BAŞLANGICA EV SAHİPLİĞİ YAPIYORUZ”
AK Parti Samsun Milletvekilleri Çiğdem Karaaslan ise, bugün yeni bir başlangıca ev sahipliği
yaptıklarını belirterek, “Benim asıl merak ettiğim bu metinden sonra yarın sabah bizim
hayatımızda, Samsun’da neler değişecek? Bu metin acaba uygulamalara mı yansıyacak, yoksa bazı alışkanlıklarımızı değiştirmemize mi vesile olacak? Artık en çok söylenecek konu
değişiklikleri hayata geçirmek diye düşünüyorum. Samsun büyük bir şehir. Bunu sadece
nüfusuna bakarak söylemiyorum. Samsun aynı zamanda Kızılırmak Deltası. Samsun
Yeşilırmak, Samsun Çarşamba, Samsun bereket, Samsun orman. Samsun limanları ile ticaret,
üniversiteleri ile bilgini şehri. Müthiş bir ekosistemin de önemli bir parçası” dedi.
“SAMSUN, YEŞİL YAŞAM KÜLTÜRÜNÜN HER PARÇASININ MODERN VE ÖRNEK ŞEHRİ”
Samsun’un hızlı bir ivme katetmesi ile örnek bir şehir olduğunu vurgulayan Karaaslan, şöyle
devam etti:
“Samsun çok büyük bir iddianın sahibi. Artık iddiayı somutlaştıran projeleri hayata geçiriyor.
Sanayide yeşil dönüşümü merkeze alan, Türkiye’de örnek teşkil edecek mekanizmayı ortaya
koyan bir yapılanmaya da sahip. Samsun sadece sıfır atığın değil, yeşil yaşam kültürünün her
bir parçasının modern ve örnek şehri diyebiliriz.”
“SIFIR ATIKLA İLGİLİ SAYIN VALİMİZ ÖNDERLİĞİNDE ÇALIŞIYORUZ”
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Sıfır Atık Vakfı’nın bu çalıştayı
gerçekleştirerek Samsun’un fikrini almasından gurur duyduklarını ifade ederek, “Emeği geçen
herkese şükranları arz ediyorum. Biz de belediye olarak sıfır atıkla ilgili Sayın Valimizin
önderliğinde çalışıyoruz. Yine Valimiz önderliğinde 15 konu belirlemiştik. Bunun haricinde
Ladik ilçemizdeki güneş enerji santralimizle belediyemizin elektrik giderinin tamamını
karşılaşmış oluyoruz” diye konuştu.

“SAMSUN’DA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİK”
Samsun’un 207 kilometre sahile sahip olduğunu söyleyen Doğan, “Samsun, Karadeniz
Bölgesi’nde düzenli depolama sahalarını çözmüş, 207 kilometrelik sahilinde de tüm atıksu
sorununu tesisler inşa ederek çözmüş tek şehirdir. Bugün çevreyle alakalı tarımsal atıkları
konuşuyorsak esas sorunların daha öncesinden çözülmüş olması sayesindedir. Atık çamuru
meydana geliyor çalışmalar sonucunda. Tesislerimizde oluşan. 70 ton atık çamuruyla alakalı
önemli sorunlar yaşıyoruz. Burada bir ilk gerçekleştirdik. Çamurdan karbon üretiyoruz.
Deneme üretimine başladık” dedi.
“GELECEĞE DAİR ORTAK İRADE İÇİN BİR ARADAYIZ”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş,
Kızılırmak Deltası çalışmaları nedeniyle Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’a
teşekkürlerini ileterek, bu tip girişimlerin her yerde anlatılması gerektiğini vurguladı.
Açılış konuşmasında Samsunlulara Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin selamlarını ileten
Ağırbaş, “Bir şehrin geleceğine dair ortak iradeyi ortaya koymak için bir aradayız. Biz sıfır atığı
atıkların nasıl toplanacağına ilişkin teknik bir mesele olarak görmüyoruz. Şehirleri nasıl
tasarlayacağımızın, sanayimizi nasıl dönüştüreceğimizin bir medeniyet tercihidir sıfır atık.
Samsun bunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Samsun bağımsızlık fikrinin filizlendiği bir
şehir. Samsun aynı zamanda verimli tarım ovalarının sahibi, eşsiz doğal mirası barındıran,
sanayisi ile büyüyen, Türkiye’nin kuzeyini Anadolu’ya bağlayan stratejik bir merkez.
Samsun’un geleceğini konuşmak aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini konuşmaktır” dedi.
“SIFIR ATIK ORTAK ZEMİNİN ADIDIR”
Türkiye’nin su stresi altında olduğunu vurgulayan Ağırbaş, “86 milyon olarak Türkiye’nin
havasına, suyuna sahip çıkmak zorundayız. Sanayi politikası artık iklim politikasından
bağımsız değildir. Ulaşım politikası şehirlerin karbon ayak izinden bağımsız değildir. Sıfır atık
bu nedenle ortak zeminin adıdır. Sıfır Atık Hareketi, Türkiye’den dünyaya yayılan bir dönüşüm
vizyonu haline gelmiştir. Değişim ortak akıl ve kararlılıkla yerelden başlayarak gerçekleştirilir.
Bugün Samsun’da yaptığımız da tam olarak budur; Yerelin bilgisini ulusal vizyonla
buluşturmak. Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanımızın, Ulaştırma politikalarının çevresel
dönüşümle ele alınmasına verdiği katkıyı son derece önemli buluyoruz. Bugün bizleri yalnız
bırakmayan Ulaştırma Bakanımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“2030’U, 2040’I, 2050’Yİ DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ”
“Biz 2030’u, 2040’ı, 2050’yi düşünmek zorundayız” diyen Ağırbaş, şöyle devam etti:
“Bugün Samsun’da doğacak bir çocuğun yarın nasıl bir şehirde yaşayacağını bugünden
tasarlamak zorundayız. O çocuk temiz havaya, güvenli su kaynaklarına sahip olmalı.
Karadeniz’i daha güçlü yapmak istiyorsak eski alışkanlıklarımızı değiştirmemiz lazım.
Derelere attığımız çöpler denizlerimize gidiyor. Denize attığımız her çöp balıklarla beraber
besin zincirimize ve bedenlerimize giriyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Sayın Murat Kurum
liderliğinde hazırlandığımız COP31’de Türkiye’deki tüm iyi uygulama örneklerini dünyaya
anlatmayı planlıyoruz. Tüm iyi uygulamalar bizim için çok kıymetli.”
ÇALIŞTAY ÇIKTILARI SAMSUN’UN YOL HARİTASINA DÖNÜŞTÜ
Konferansta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi,
İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi, çalıştay sürecinde ortaya çıkan çıktıları ve
Samsun Şehir Sıfır Atık Hedef Belgesi’ni kamuoyuna sundu.
Konferansta, Samsun’un çevresel dönüşüm yol haritası ve sıfır atık hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı. Çalıştay sürecinde oluşturulan tematik masa raporları doğrultusunda hazırlanan Samsun Şehir Sıfır Atık Hedef Belgesi ile ilin kısa, orta ve uzun vadeli çevresel dönüşüm hedefleri ortaya konuldu.
Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak tasarlanan Türkiye Sıfır Atık
Çalıştayları; israf, atık yönetimi ve kaynak verimliliği konularını yalnızca teknik bir mesele
olarak değil, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve kültürel dönüşüm alanı olarak ele alan
stratejik bir model sunuyor.
Samsun Çalıştayı Sonuç Konferansı da bu yaklaşım doğrultusunda, yerel düzeyde ortaya
konulan bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin ortak bir çerçevede değerlendirilerek somut
hedeflere dönüştürüldüğü önemli bir buluşma oldu.
“Yerelden Ulusala” yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Samsun’un kendine özgü
çevresel riskleri, israf biçimleri ve kaynak yönetimi ihtiyaçları bütüncül bir perspektifle
değerlendirildi.

SAMSUN’UN EŞSİZ DEĞERLERİ VE ÇEVRESEL BASKILAR MASAYA YATIRILDI
Çalıştay sürecinde, Samsun’un sahip olduğu doğal, tarihi, ekonomik ve kültürel değerler ile bu
değerler üzerinde artan çevresel baskılar birlikte ele alındı.
Milli Mücadele’nin doğduğu ve bağımsızlık meşalesinin yakıldığı kent olan Samsun’un tarihi
ve kültürel mirası, yüksek turizm potansiyeli, Karadeniz’in en uzun sahil şeridine sahip olması,
Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan önemli ulaşım güzergâhları üzerinde bulunması ve liman
kenti kimliği çalıştayın değerlendirme başlıkları arasında yer aldı.
Bafra ve Çarşamba ovalarıyla Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Samsun’un
verimli tarım arazileri, Kızılırmak Deltası Sulak Alanı ve Kuş Cenneti, kuzeyin üretim merkezi
olma özelliği ve sağlık kenti kimliği de şehrin geleceğine yön veren temel değerler arasında
değerlendirildi.
Bu değerlerin yanı sıra; hızlı nüfus artışı ve sanayileşme, artan su ve enerji tüketimi, ulaşım
yoğunluğu, iklim değişikliğine bağlı doğal afet riskleri, su kaynakları ve denizel kirlilik baskısı,
kara kökenli kirleticiler ile tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan azot, fosfor ve pestisit kirliliği
Samsun’un çevresel dönüşüm sürecinde öncelikli olarak ele alınan başlıklar oldu.
14 TEMATİK MASADAN SAMSUN’UN GELECEĞİNE KAPSAMLI KATKI
Samsun Sıfır Atık Çalıştayı, çevre ve kaynak yönetimini bütüncül bir sistematik içinde ele
alan 14 tematik masa üzerinden yürütüldü.
Çalıştay; doğa ve kaynak yönetimi, üretim ve tüketim döngüsü, yaşam alanları ve hizmet
sektörleri ile davranış, yönetişim ve finansman olmak üzere dört ana blok altında yapılandırıldı.
Bu kapsamda;
Doğa ve Kaynak Yönetimi başlığı altında iklim, afet ve doğa yönetimi; su yönetimi ve sulama
verimliliği ile Sıfır Atık Mavi kapsamında sucul ekosistemler, denizler ve kıyılar ele alındı.
Üretim ve Tüketim Döngüsü kapsamında gıda ve organik döngü, ambalaj, plastik ve tek
kullanımlık ürünler, tekstil, mobilya ve tüketim malları, enerji ve ulaşım dönüşümü ile sanayi,
ticaret ve dönüşüm ekonomisi değerlendirildi.
Yaşam Alanları ve Hizmet Sektörleri başlığı altında kamusal alanlar, parklar ve meydanlar
ile turizm, otelcilik ve etkinlik yönetimi masaya yatırıldı.
Davranış, Yönetişim ve Finansman başlığı altında ise kültürel, eğitsel ve toplumsal dönüşüm,
yönetişim ve kurumsal sistemler, finansman, teşvik ve dönüşüm ekonomisi ile veri yönetimi ve istatistik alanlarında çalışmalar yürütüldü.
Her tematik masa; mevcut durum analizi, sorun tanımı, çözüm önerileri, uygulama alanları ve
izleme göstergeleri çerçevesinde çalışmalar gerçekleştirerek Samsun’un çevresel dönüşüm
sürecine yön verecek somut ve uygulanabilir önerilerin oluşturulmasına katkı sağladı.
Bu değerlendirmeler; israfın önlenmesi, atık oluşumunun azaltılması, geri dönüşüm ve geri
kazanım uygulamalarının geliştirilmesi, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, yerel
yönetimlerin rolünün artırılması, sıfır atık eğitim ve farkındalık çalışmalarının
yaygınlaştırılması ve yenilikçi uygulamaların desteklenmesi açısından önemli çıktılar ortaya
koydu.
SAMSUN’DA SIFIR ATIK İÇİN 16 HEDEF BELİRLENDİ
Samsun Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda açıklanan Samsun Şehir Sıfır Atık Hedef Belgesi
kapsamında, şehrin çevresel dönüşüm sürecine yön verecek 16 öncelikli hedef belirlendi.
Bu kapsamda;
• Mesire Yerleri ve Orman Kirliliğinin Önlenmesi Projesi
• Akarsu Kirliliği Önleme Projesi
• Evsel Atık İlaçların Toplanması Projesi
• Deniz Kirliliği Önleme Projesi
• Kitap ve Defter Atıklarının Yönetimi Projesi
• Bitki Koruma Ürünleri Ambalaj Atıklarının Toplanması ve Bertarafı Projesi
• Çevresel Gürültünün Yönetilmesi Projesi
• Bitkisel Atık Yağların Yönetimi Projesi
• Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Yönetimi Geri Kazanım Tesisi Kurulması
Projesi
• Atık Elektrik ve Elektronik Eşyaların Yönetilmesi Projesi
• Atıksuların Yeniden Kullanılması Projesi
• Gıda Atıklarında İsrafın Önlenmesi ve Atık Gıdaların Dönüşümünün Sağlanması
Projesi
• İmar Kirliliği Projesi
• Atık Motor Yağlarının Toplanması Projesi
• Samsun Hava Kalitesinin iyileştirilmesi Projesi
• İstiklal (Çiftlik) Caddesi, Adnan Menderes Bulvarı ve Bankalar Caddesi’nde Sıfır Atık
Caddesi Projesi
hayata geçirilmesi hedeflenen öncelikli uygulamalar olarak açıklandı.
Belge ile Samsun’un yerel ihtiyaçları, çevresel öncelikleri ve kaynak yönetimine ilişkin
hedefleri ortak bir perspektifle ortaya konulurken; uygulanabilir, ölçülebilir ve izlenebilir bir
dönüşüm sürecinin çerçevesi oluşturuldu.