Prime Erdoğan ve küresel manifesto

Ramazan ayını tamamladık, bayrama ulaştık.

Rabbim seneye 2027'de de huzur ve sağlıkla milletçe Ramazan'ı yaşamayı nasip eylesin.

Kısmet...

İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yayınlanan bir video gündeme bomba gibi düştü.

Türkiye'nin dört bir yanı ateş çemberi haline gelmişken “huzur ve güvenle” bayrama giriyoruz.

Başkan Duran mesajında; “Krizlerin çözümünde gözler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde ülkemizin attığı ve atacağı adımlara çevrilmiş durumdadır. Ülkemize yönelik tehditlere karşı tarihimizden aldığımız ilham ve güçle dimdik ayakta durmaya devam ediyoruz. Çünkü bizim İstiklal Marşı’mız “Korkma!” diye başlar.” ifadelerini kullandı.

Videoda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajları yer alıyordu.

Başkan Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:

-Korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız

-Kriz anlarında dostlara sırt dönmedik

-En son 15 Temmuz’da içimizdeki hainler ve iplerini tutanları bozguna uğraştık.

-Dil uzatanın dili, el uzatanın eli yanar.

Başkan Erdoğan bu konuşmasıyla “küresel bir manifesto” çekmiş oldu.

Bu konuşmada bir kez daha “Prime Erdoğan” tam da en elzem noktada dünyaya seslendi.

İçimizde birileri (bazıları iyi niyetle de olsa) son zamanlarda “Sıradaki hedef Türkiye” demeye başladı.

Bu ifadeyi yanlış buluyorum.

Bazılarının etrafımızı kuşatmak istediği elbette gerçek ve bunu görüyoruz.

Güçlü devletimiz bu kuşatmayı yardı, yarıyor ve bunu da onlar görüyor.

Türkiye'yi kimse “sıraya” alamaz; isterse Türkiye birilerini sıraya alır.

“İSRAİL’İN AMACI İRAN DEĞİL, LÜBNAN”

ABD savaş için 200 Milyar Dolar harcama yapmak zorunda kalabilir.

Yeni bütçeler ve rakamlar telaffuz ediliyor.

Siz bu satırları okurken şu ana dek İran’daki maliyeti “30 Milyar Doları” aşmış olabilir.

Benjamin efendi “kara harekatı” yapmaktan bahsediyor.

Katil yapılanmanın başındaki Netanyahu’nun dün geceki açıklamalarının tamamını dinledim.

Bu savaş ABD için bir kasırgaya dönüşmek üzere; nereden dönerler göreceğiz. Ama en az İran kadar, hatta ondan kat kat fazla zararları oluştu.

İsrail savaşı körüklüyor.

Çünkü ABD füzeleri İran’ı vururken İsrail de kuzey sınırdan komşusu Lübnan’ı işgal etmeye çalışacak.

Zaten savaşın “ana sebebi” buydu.

ABD’nin derdi petrol iken İsrail’in derdi topraklarını genişletip yayılmak!

İsrail ateşle oynuyor.

Eli yanar!

Bu kez yanığın derecesi onu kurtaramayacak ölçüde olabilir.

SON SÖZ: Savunma sanayii ve istihbaratı sağlam olmayan devletler çökecek, diğerleri “yeni düzende” ayakta kalacak yahut “yeniden düzen” kuracak.